Riskli Pozisyonlar

Günlük aktivitelerimiz esnasında vücudumuzun dikey veya yatay konumda aldığı çeşitli pozisyonlar ve beraberinde ortaya konan faaliyetin şekli bel fıtığına yakalanma riskini önemli oranda artırır veya azaltır.

İnsanın dikey pozisyonda bulunması omurganın alt kısımlarını önemli miktarda basınç altında bırakır. Çünkü bu kısmın yukarısında yer alan tüm vücut ağırlığı birkaç santimetre karelik dar bir omur parçası üzerine biner ve bu küçük kısım tarafından taşınır. Buna karşılık vücudun dik değil de desteksiz bir tarzda eğik pozisyona gelmesi, yani düşey olarak orta hattan sapması beldeki omurlar üzerine binen yükü, yani basıncı bariz şekilde daha fazla artırır.

Yapılan bilimsel araştırmalarda beldeki diskin içerisine basınç ölçebilen bir cihazla girilmiş ve çeşitli vücut pozisyonlarının diskteki basıncı ne şekilde etkilediği araştırılmıştır. Görülmüştür ki, burada bele en az yükün bindiği pozisyon, kişinin sırt üstü yattığı ve bacaklarının altını bir cisimle destekleyerek hafifçe yükselttiği pozisyondur. Ayrıca sandalyede desteksiz otururken bele binen yük, ayakta dik olarak dururken bele binen yükten daha fazladır.

Halbuki insanlar bunun tam tersinin doğru olduğunu zannederler. Neticede ayakta dik pozisyonda dururken bele binen yükün gerçekte daha az, otururken daha fazla olduğu bilinmelidir. Bu pozisyondan daha kötüsü, yani belde bulunan disklerdeki basıncı daha da artıran durum, sandalyede otururken öne doğru eğilerek yerden bir cismi almaktır. En kötüsü ise ayakta dururken öne doğru eğilerek dizler düz konumda yerdeki bir ağırlığı kaldırmaktır. Bu durumda kaldırılan ağırlığın miktarı arttıkça bel fıtığına yakalanma riski de giderek artacaktır.

Oturur pozisyonda iken kişi arkasına bir destek koyarsa veya oturduğu sandalyenin arka kısmını geriye doğru tedrici olarak yatırmaya başlarsa, bele binen yük giderek azalacak ve bel bu durumda çok daha rahatlamış olacaktır. 

Öksürmek, gerinmek veya kahkaha ile gülmek ise belde yer alan disklerdeki basıncı bariz şekilde artırır. Şikâyetleri bir öksürmeyi takiben başlayan pekçok hasta ile karşılaşmaktayız.

Sağlıklı bir bele sahip olmak için günlük yaşantımızda riskli pozisyonlardan daima uzak durmalıyız.



             






Yukarıda çizimleri görülen çeşitli vücut pozisyonlarında bele binen yük 1’den 8’e kadar numaralanmış ve en azdan çoğa doğru artarak sıralanmıştır.

 

Daha önce bel rahatsızlığı geçirmiş kişilerin yüksekten atlamalarını asla önermeyiz.

Burada emniyet kemeri konusuna da kısaca temas etmek istiyorum. Emniyet kemeri kullanımı pek çok kazada hayat kurtarıcı olduğu gibi bazı durumlarda da omurgayı ve özellikle beldeki anatomik yapıları bariz şekilde korur. Özellikle kasisli yollarda araçlar dikkatsizce kullanıldığında aracın içindeki yolcular oturduğu koltuktan yukarıya doğru savrulmakta ve oturağı üstüne dikey pozisyonda düşmektedir. Böyle durumlarda bel fıtığı gelişmesi açısından büyük risk vardır. Hatta bazı kişilerde beldeki omur kemiklerinde kırılmalara dahi rastlamaktayız.

Emniyet kemeri kullanılması çarpışma anında ve ya kasisli yollarda araç içindeki insanların savrulmalarını önler. Kemer sarsıntının etkisini kademeli olarak azaltır, çarpma sonucu ortaya çıkan kuvveti dağıtır ve vücudun güçlü noktalarına yönlendirir. Sonuçta kafa ve omurilik gibi hayati önem taşıyan organlar korunmuş olur.

Emniyet kemerinin etkin bir şekilde görev yapabilmesi için usulüne uygun kullanılması gerekir. Araca iki noktadan bağlı olanlar değil, omuz ve göğüs kafesi destekli, üç noktalı emniyet kemerleri tercih edilmelidir. Omuz desteksiz bir karın kemeri kullanılmamalıdır. Aksi takdirde belde, sırtta ciddi yaralanmalar ve çarpışma anında vücut hızla ileri doğru fırladığında omur kemiğinde kırıklar meydana gelebilir. Bu tip yaralanma ve kırıklar ilk kez Chance isimli bilim adamı tarafından tanımlandığı için onun adıyla anılmaktadır.

Bütün bu bilgilerin ışığında, kısa mesafelerde ve düşük hızla giden araçlar kullanıyor bile olsak, emniyet kemerini takmamız gerektiği anlaşılıyor. Arka koltukta oturmak, araçta hava yastığı bulunması, iyi sürücü olmamız, hamilelik gibi durumlar bu önemli koruyucu düzenekten bizi mahrum bırakmamalıdır. Üstelik modern emniyet kemerleri oldukça da konforludur.