Cerrahi Tedavi

Nöroşirürji uzmanı doktor kesin olarak ameliyata karar vermiş ise, artık ameliyatı geciktirmemek gerekir. Çünkü gecikme neticesinde, hele kanal da darsa bazen felce kadar giden telafisi imkânsız problemler ortaya çıkabilmektedir. Buna karşılık zamanında yapılan, uygun ve yeterli bir cerrahi müdahale hastayı ömür boyu rahat ettirebilmektedir.

Mutlak surette ameliyat gereken hastalarda operasyonun hiçbir safhasında dokulara çıplak gözle müdahale etmeyip, ciltten itibaren görüntüyü büyüten mikroteknik ile çalışmakta yarar vardır. Çünkü binlerce yıl evvel Hipokrat tarafından söylenmiş bir tedavi prensibi olan “Öncelikle hastaya zarar vermeyiniz” sözü bugün de geçerlidir. Bel fıtığı operasyonlarında dar ve derin bir sahada, üstelik sinir kökleri gibi çok hassas yapıların çevresinde cerrahi girişim sürdürüldüğü için görüntüyü büyüterek çalışmanın yanında sahanın iyi aydınlatılması da önem arzeder. Bunun için ekibin lideri olan cerrah önceden bütün tedbirleri almalıdır.

Böyle olunca sinir elemanları ve çevre dokular görüntü alanına büyütülmüş ve mükemmel bir şekilde aydınlatılmış olarak gelmekte, ciltten itibaren mikroteknik ile kontrollü gidilmekte, daha emniyetli, temiz ve estetik, dokuları daha iyi koruyan, hatta ameliyat sonrası dönemde dikiş aldırmaya dahi gerek kalmayan, hasta için kolaylıklar arz eden bir cerrahi ortaya çıkmaktadır. Böyle bir cerrahi girişim için tek mesafeli bel fıtığında 1,5 ile 2 cm civarında minik bir kesi yeterlidir ve mikroteknikte dikişler içeriden gizli konduğu için sonrasında dikiş aldırmaya gerek yoktur. Ayrıca hastaların günlük normal aktivitelerine kavuşmaları daha kısa sürede olmaktadır.

Ameliyatın, senelerce beraber çalışmış ve spinal cerrahi konusunda spesifik hale gelmiş tecrübeli bir cerrah, asistan doktor, anestezi uzmanı doktor, hemşire ve teknisyenden oluşan aynı ekip tarafından yapılmasında büyük yarar vardır. Çünkü binlerce ameliyat tecrübesini beraberce yaşayan deneyimli ekiplerde muazzam bir uyum ve tecrübe birikimi ortaya çıkmaktadır. Bu da elde edilen yüz güldürücü sonuçlara yansımaktadır. Hatta asistansta bile uzman doktor tercih edilmelidir.

Ameliyat esnasında hasta normalde yüzükoyun yatmış (prone) pozisyonda bulunmaktadır. Ancak bazı hastalar vardır ki çeşitli nedenlerden dolayı bu pozisyonda yatamayacak durumdadırlar. Böyle hastaların operasyonları yan yatar pozisyonda gerçekleştirilmektedir.

Cerrahinin gayesi, sinir elemanları üzerindeki basıyı ortadan kaldırmak, hastanın yakınmalarını gidermek ve düşmüş olan hayat kalitesini yükseltmektir. Dokulara duyulan saygının neticesi olarak mikroteknik ciltten itibaren uygulanmalı ve bütün anatomik yapılar çok iyi korunmalıdır. Böyle yapıldığında hastalar ameliyat sonrasında daha rahat etmektedir.

Bugüne kadar ciltten müdahale şeklinde (perkütan) farklı pek çok metot denenmiştir. Ameliyat gerektirmeyen henüz ilerlememiş bel fıtığı vakalarında, hastayı çok iyi seçmek şartıyla lazerle diskektomi ve nükleoplasti gibi girişimler de uygulanabilmektedir.

Disk, endoskopik teknikle de boşaltılabilmektedir. Ayrıca mikrocerrahi teknik ile endoskopik tekniği birleştiren mikroendoskopik teknik de kullanılmaktadır. Bu teknikler ve elde edilen deneyim sayesinde operasyonların emniyeti ve yüz güldürücü sonuçların oranı artmaktadır. Deneyimli ekibimiz tarafından mikroteknik ve mikroendeskopik teknik kullanılarak yapılan bel fıtığı operasyonlarında hastaların felç kalma riskinin bulunmaması ve aynı gün ayağa kalkarak yürüyebilmeleri bunun bir göstergesidir.

Tıp bilimi giderek ilerlemekte ve tüm dünyada yeni teknikler gelişmektedir. Bu bağlamda klasik bel fıtığı ameliyatlarının yerini de mikroteknik ile yapılan ameliyatlar almaktadır. Uzun yılları kapsayan tecrübelerimiz bize bel fıtığı ameliyatlarında mikrocerrahi tekniğin “altın standart” olduğunu öğretti. Bu nedenle binlerce ameliyatımızı yine mikroteknik ile yapmaya devam ediyoruz.

 Fıtıklaşmış disk mikroendoskopik teknik kullanılarak da boşaltılabilir.