Dar kanal önemli bir hastalıktır. Ayrıca dar kanal, tedavisi mümkün olan bir rahatsızlıktır. Cerrahi tedavi ile alınan sonuçlar, operasyonun usulüne uygun yapıldığı takdirde en az bel fıtığındaki kadar yüz güldürücüdür.
İçinde omurilik ve sinirlerin geçtiği omurga kanalı üst üste dizilmiş kemiklerden oluşan ince, uzun bir borudur. Bu kanalın belirli bir genişliği vardır. Eğer bu genişlik azalırsa kanalın içinden geçen omurilik ve sinirler sıkışmaya başlar.

Neticede ağrı, uyuşma, yürürken bir süre sonra mecburi oturma, idrar ve büyük abdest kontrolünün bozulması, bacaklarda güçsüzlük, yürüme bozukluğu gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu tarz şikayetlerle gelen hastalar çok iyi araştırılmalıdır. Çünkü spinal tümör gibi hastalıkların belirtileri dar spinal kanalı taklit edebilir. Boyun bölgesindeki dar kanal ise kolları da etkiler.

 

Solda normal genişlikteki spinal kanal, sağda ise ileri derecede daralmış spinal kanal, içi siyah boyanmış olarak gösterilmektedir.

Bir kişide dar kanal varsa buna ek olacak küçük bir fıtığın bile büyük ıstırap verebileceği unutulmamalıdır.

Yürüme ve ayakta kalma süresi kısalmış hastalarda fizik tedavi ve diğer cerrahi dışı tedavi yöntemleri genelde başarısız kalmaktadır.

Uzman doktor cerrahiye gerek görüyorsa geciktirilmemesinde yarar vardır. Bu hastalara uygulanan ameliyatla kanal genişletilmekte ve böylece sinir elemanlarının üzerindeki bası ortadan kaldırılmaktadır. Neticede hastalar çok rahatlamaktadırlar.

Eğer bel fıtığı varsa aynı seansta fıtık da boşaltılmaktadır. Stabilizasyonun bozulması söz konusu ise ameliyat içerisinde omurgayı güçlendiren ve stabilizasyonu sağlayan girişim de yapılabilmektedir. Hasta çok yaşlıysa veya genel anestezi alması sakıncalıysa ameliyatlar spinal anestezi ile gerçekleştirilebilmektedir.

Son yıllarda deneyimli ekibimizle dar kanal operasyonlarında yeni ve çok daha yüz güldürücü bir yöntem olan Mikroteknikle İnternal Dekompresyon tekniğini rutin olarak uygulamaktayız. Bu teknikte omurilik kanalının içerisine girerek kanalı içeriden genişletmekteyiz. Stabilizasyon bozulmadığı için hastaya vida ve benzeri tarzdaki enstrümanları da takmak gerekmemektedir. Dolayısıyla hastaya yabancı cisim konmuyor olması önemli bir kazanımdır. Ayrıca bu yöntem hem hasta hem de ülke ekonomisi açısından büyük bir avantaj teşkil etmektedir.

Anatomik yapılardaki dejenerasyon ve kemikleşmenin, spinal kanalı nasıl daralttığı oklar ile işaret edilmektedir.

 

Bazı tümörler klinik belirti ve bulgularıyla bel fıtığı ve dar spinal
kanalı taklit etmektedirler. Yukarıdaki manyetik rezonans fotoğrafında bir spinal tümör okla işaret edilmektedir.