Dar kanal rahatsızlığı genellikle bel fıtığı ile beraber görülür. Dar spinal kanal dediğimiz dar omurga kanalı hastalığı, bel fıtığı gibi toplumda oldukça sık rastlanan rahatsızlıklardandır. Omurga kanalının darlığı en sık bel bölgesinde görülmektedir. Bir kişide bel fıtığı ile birlikte dar kanal varsa, bu hastanın hayat kalitesi oldukça düşmekte hatta iş, aile ve sosyal yaşantısı adeta altüst olabilmektedir.

İçinden omurilik ve sinirlerin geçtiği omurga kanalı üst üste dizilmiş kemiklerden oluşan, ince, uzun bir borudur. Belli bir çapı olan bu kanalın genişliği azalırsa, içinden geçen sinirleri kolayca sıkıştırmaktadır.

Sonuç olarak bel ve bacaklarda ağrı, uyuşma, karıncalanma, yürüme bozukluğu, belirli bir süre yürüdükten sonra oturma ihtiyacı, yürüme mesafesinin kısalması, sık tuvalete çıkma, bacaklarda güç kaybı, cinsel fonksiyonların olumsuz etkilenmesi gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Boyun bölgesinde bulunan dar kanal kolları da etkilemektedir.

Dar kanal teşhisinin doğru olarak konması tecrübe gerektirir. Hastanın tetkikleri incelenirken sadece omurilik kanalının çapı değil efektif kanal alanı da göz önünde bulundurulmalıdır.

Kanal ile ilişkili olan, kanalı daraltan ve sertleşmiş bağ dokuları dikkate alınmalıdır. Bazen lateral reses dediğimiz anatomik yapılar daralarak sinir elemanlarını sıkıştırabilir. Teşhis ve tedavide bu husus gözden kaçırılmamalıdır.

Omurga kanal darlığı bulunan bir kişide, buna ilaveten bir bel fıtığı ya da kireçlenme küçük bile olsa kanal içindeki sinirleri kolayca sıkıştıracağından hastaya büyük sıkıntı vermektedir.

Bazen hastalık sessizce ilerlemekte ve kanal darlığı kritik seviyeye ulaştığında belirtiler ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı 80 yaş üzerinde pek çok hasta ile karşılaşmakta ve gerektiğinde ameliyat etmekteyiz.

 

Yaşlı bir hastamızın omurilik kanalındaki darlıklar manyetik rezonans fotoğrafında oklar ile gösterilmektedir.

Ayakta kalma süresi ve yürüme mesafesi belirgin şekilde kısalmış kişilerde fizik tedavi ve diğer cerrahi dışı tedavi metotları genellikle yetersiz kalmaktadır. Ancak deneyimli ellerde uygun bir şekilde yapılan cerrahi müdahale hastaları rahatlatabilmektedir.

Bu nedenle uzman doktor cerrahiye gerek görüyorsa ihmal edilmemesinde yarar vardır. Ayrıca ameliyat ne kadar erken yapılırsa ameliyat sonuçları da o kadar yüz güldürücü olmaktadır. Eğer Zamanında müdahale edilmez ise hastalık daha fazla ilerleyebilir, çünkü seneler geçtikçe omurilik kanalı doğal olarak daha fazla daralmaktadır.

Dar kanal rahatsızlığı ve ameliyatları halk tarafından yeternce bilinmemekte, bilinse de bir kabus olarak görülmektedir. Fakat deneyimli uzmanlar ile ve yeni teknikle (Mikroteknikle İnternal Dekompresyon) uygun bir şekilde yapılan ameliyatlarda yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir.

Bel fıtığı ameliyatlarında deneyimli ekibimiz, klasik cerrahiye göre daha emniyetli, daha konforlu olan mikroteknik ve mikroendoskopik yöntemleri uygulamaktadır. Buna benzer şekilde, dar kanal ameliyatlarında da Mikroteknikle İnternal Dekompresyon yöntemini kullanmaktayız. Yani mikroteknik yöntemi ile omurilik kanalının içerisine girerek kanalı içeriden genişletmekteyiz.

Son yıllarda, dar omurga kanalı olan hastalarda ekibimizle rutin uygulama haline getirdiğimiz Mikroteknikle İnternal Dekompresyon ameliyatı dünyada sadece belirli merkezlerde deneyimli cerrahlar tarafından gerçekleştirilebilmektedir. Bu ameliyatta, dar olan kanalın içine girilerek kanal içeriden genişletilmekte, böylece anatomik yapı korunmaktadır.

Stabilizasyonu sağlayan anatomik yapı korunduğu için stabil kalmış olan bu hastalara ayrıca vida ve benzeri tarzda enstrümanları da takmak gerekmemektedir. Hastalara yabancı cisim konmaması büyük avantaj teşkil etmektedir.

Operasyonlarda emniyet her şeyden önce gelir. Öncelikle hastaya zarar vermemek gerekir. Deneyimli ekibimiz tarafında opera edilen lomber spinal sitenoz (belde dar kanal) hastaları usulüne uygun yapılan ameliyatlar sonrasında felç riski olmadan aynı gün içinde yürüyüp ertesi gün taburcu olabilmektedirler. Bu, insanlığa sunulmuş büyük bir nimettir.