İnsan çok değerli bir varlıktır. Bu nedenle ona hizmette kusur edilmemelidir. Tecrübeli personel ve gerekli ekipmanlar hazır olduktan sonra hizmet kalitesini dünyanın en iyi merkezleri seviyesine çıkartmak hedef alınmalıdır. Hasta ister ameliyat dışı yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılsın, isterse ameliyat gereksin, bu hedeften asla taviz verilmemelidir.

Tedavide dünyanın en ileri merkezleri seviyesine ulaşabilmek için kaliteli bir ortamda iyi bir araç gereç donanımı ile hizmet vermek gerekli ancak yeterli değildir. Bunun için iyi yetişmiş kaliteli personelin spesifik hale getirilmeleri de hizmetin kalitesini artıran önemli bir faktördür. Çünkü doktorlardan sekreterlere kadar, bel fıtığı tedavisi ile meşgul olan kadrolarda zamanla bilgi birikimi ve tecrübe meydana gelmektedir.

Sadece bel fıtığı için değil, tüm branşlarda hekimlerin tek hastalık üzerine yoğunlaşması ve spesifik hale gelmeleri hizmetin kalitesini artıracaktır.

Bel Fıtığı Ameliyatının Sonuçları

Tıp bilimi önemli aşamalar kaydetmiştir. Bel fıtığına yakalanan hastaların çoğu konservatif tedavi denilen ameliyat dışı yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Fakat cerrahi lüzumluysa bunu da geciktirmemek gerekir. Çünkü iyi bir teknikle ve tecrübeli doktorlar tarafından ameliyat edilen hastalarda başarı oranı %99 civarındadır. Gerçekten ameliyat gereken hasta, doğru zaman ve teknikle, doğru ekip tarafından uygun cihazlar kullanılarak ameliyat edildiğinde başarı şansı yükselmektedir. Cerrahın dikkat ve tecrübesi, dokulara çıplak gözle müdahale edilmemesi, aydınlatmanın yeterli olması, gerektiğinde genel anestezinin devre dışı bırakılması yüz güldürücü sonuçların oranını artırırken, komplikasyonları giderek azaltmaktadır.

Ameliyat yerindeki yüzeyel veya derin dokuların iltihabı, yapışıklıklar, epidural nedbe dokusu teşekkülü, dura mater denilen kalın zarın zedelenmesi gibi nispeten basit komplikasyonların yanında sinir elemanlarının, komşu yapıların, iç organların, büyük damarların zarar görmesi gibi önemli komplikasyonlar ve diğer birtakım istenmeyen olaylar tıpta en ileri düzeydeki merkezler dahil tüm dünyada görülebilmektedir.

Anesteziye ait komplikasyonları da unutmamak gerekir. Fakat uygulanan üstün teknik ve muazzam deneyimle birlikte gerektiğinde genel anestezinin devre dışı bırakılması komplikasyonları oldukça azaltmaktadır. Deneyimli ekibimiz tarafından mikroteknik ve mikroendoskopik tekniğin kullanıldığı bel fıtığı ve dar kanal ameliyatlarında felç kalma riskinin bulunmaması bunun bir göstergesidir. Bunlara rağmen tüm riskler sıfırlanabilmiş değildir. Bilim sürekli gelişiyor. Birçok olumlu şey yapılmasına rağmen daha katedilecek çok yolumuz vardır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası

Mikrocerrahi teknik ile ameliyat olan hastalar aynı gün ya da bir gün sonra ayağa kaldırılabilir. Hastanede yatış süresi genellikle bir gündür. Taburcu olan hasta bir hafta sonra belindeki bantı (primapor) çıkartarak banyo yapabilirler. Dikiş aldırmaları gerekmez. Ancak operasyondan sonra ki İlk zamanlarda banyo yaparken özellikle ayakta durup duş alarak temizlenmeleri daha uygundur.

Banyo sırasında hastanın ayağının kayma ihtimaline karşı banyo paspası ve gerektiğinde tutunmak için duvarda bir tutunma kolu bulundurulmasında yarar vardır.

Normal şartlar altında hastaların iyileşme süresi kişiden kişiye değişerek 2 ile 10 gün arasında olağan günlük yaşantılarına kavuşmaktadırlar.

Egzersizlere operasyondan 30 gün sonra başlanmasını tavsiye ediyoruz. İlk 1 ay her bir hareketten günde beşer defa yapmak yeterlidir. Sonraki aylarda her ay hareket sayısını 5 adet artırmak yeterli olmaktadır.

Ameliyattan sonra hastalar bize “Nelere dikkat edeceğim? Hangi hareketleri yapıp hangilerini yapmayacağım?” diye sormaktadırlar. Onlara, bundan böyle normal insanların nelere dikkat etmeleri gerekiyorsa kendilerinin de benzer şeylere dikkat etmeleri gerektiği anlatılmakta ve sonraki sahifelerde teferruatlı bir şekilde tanımlayacağımız “100 öğüt”e titizlikle uymaları tavsiye edilmektedir.

Cinsel birliktelik için ameliyattan sonra bir ay beklemeleri gerekmektedir. Ameliyatın üzerinden bir buçuk ay geçtikten sonra hamile kalabilirler.

Hastalar daha erken çağırılmadılarsa normal şartlar altında ameliyat olduktan üç ay sonra kontrol için doktoruna gitmelidirler.

Geleceğin Bel Fıtığı Ameliyatı

Günümüzde, bel fıtığı tedavisinde kullanılan klasik cerrahi yöntemin yanında mikroteknik, mikroendoskopik teknik ve ciltten müdahale şeklinde (perkütan) uygulanan çeşitli teknikler vardır. Biz cerrahlar ne kadar kibar çalışsak da neticede hastaya bir şekilde girişim yapıyor, dokunuyoruz. Yani bütün bunlar sonuçta invaziv yöntemlerdir. Geleceğin cerrahisinde hastaya dokunulmayacak, yöntemler non-invaziv olacaktır.

Hasta sırt üstü pozisyonda uzanacak ve vücudu yer değiştirmeyecek tarzda fikse edilecektir. Sonra bu vücut uzayda üç boyutlu olarak milyarlarca, trilyonlarca parça şeklinde, bilgisayar tarafından otomatik olarak numaralanacaktır. Böylece insan, kafasındaki saç telinden ayakuçlarındaki tırnaklara kadar, küp veya küre şeklinde, küçücük trilyonlarca numaralanmış parçadan ibaret olarak karşımızda duracaktır.

Bu numaralandırma içinde normal ve hastalıklı dokuların uzayda kapladığı hacmi oluşturan trilyonlarca “nanometrik veya daha küçük ölçekteki volümlerin” her birinin kendine özgü birer numarası olacaktır. Daha sonra fıtıklaşmış disk dokusuna ait numaralar tespit edilecek ve bir tuşa basılarak anında ortamdan kaldırılacaktır.

Bu işlem o kadar küçük birimlere kadar indirgenip o derece incelikli hale getirilecektir ki, zamanla atom ve atomaltı parçacıklara kadar işlem yapmak mümkün olabilecektir.

Geliştirilecek teknoloji ve uygulanacak yöntem sadece bel fıtığı ve benzeri hastalıklar için değil tıbbın diğer alanlarında da kullanılacaktır. Özellikle tümörlerin tedavisinde çok işe yarayacaktır.